Skip to content

Hasan Kuş Posts

Oruç Tutmak, Zekat ve Fitre

Her yıl Ramazan ayında (29-30 gün) Allah’ın emrini yerine getirmek için sahûr vaktinden iftâr vaktine kadar yeme, içme cinsellik gibi ihtiyaçların terkedildiği bir ibâdettir. Orucun birçok faydası vardır ama en önemlisi Allah’ın bir emri olduğu için yerine getirilmesi ve mükâfatının ne olduğunu ve büyüklüğünü sadece Allah’ın bildiği bir ibadet olmasıdır. İç ve dış organları yanlış ve hatalardan ne kadar uzak tutarsak orucumuz o kadar güzel olur. Gerçek oruç, ağza ve şehevi hislere tutturulan değil, bütün organlara tutturulan oruçtur.

Leave a Comment

Satanizm

Özel olarak Hıristiyanlığa, genel olarak da bütün dinlere karşı “alternatif din” olarak sunulmak istenen yeni din arayışlarından birisi de Satanizm’dir.

Leave a Comment

ŞÜKÜR

Bir Ayet: Hani rabbiniz, ‘Eğer şükrederseniz size (nimetimi) daha çok vereceğim, nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım pek şiddetlidir!’ diye bildirmişti.” İbrahim suresi 7. Ayet

Leave a Comment

Teravih Namazı

Sözlükte “rahatlatmak, dinlendirmek” anlamındaki tervîha kelimesinin çoğulu olan terâvîh ramazan ayına mahsus olmak üzere yatsı namazından sonra kılınan namazı ifade eder. Hadislerde “kıyâmü şehri ramazân” (ramazan ayının namazı) veya “ihyâü leyâlî ramazân” (ramazan gecelerinin ihyası) diye anılan bu namaza dört rek‘atta bir dinlenme amacıyla biraz oturulduğundan (tervîha) teravih denmiştir. Zaman içinde, her bir tervîhayı oturup dinlenmek yerine zikir ve salavat gibi nâfile ibadetlerle değerlendirme veya ara vermeden namaza devam etme şeklinde uygulamalar ortaya çıkmıştır. Hanefîler her bir tervîhada oturup dinlenmeyi teravihin ruhuna daha uygun bulurlar. Türkiye’de bu namaz aralarında Hz. Peygamber’e salavat getirilmekte veya ilâhi okunmaktadır.

Leave a Comment

Yahudi Kutsal Kitabında Tahrif Belirtileri Ve Çelişkiler

Yahudi Kutsal Kitabını oluşturan bölümlerin ilk nüshaları bugün elde bulunmamaktadır. Bugün elde bulunan en eski İbrâni elyazması nüshalar, M.S.VII. ve X. yüzyıla aittir. Hz. Musa’nın M.Ö. XIII. yüzyılda yaşadığı göz önünde bulundurulursa, bu uzun süre içerisinde cereyan eden olaylar sebebiyle, ilk nüshanın günümüze kadar korunabilmesi zaten imkânsızdır.

Leave a Comment

Vehhâbîlik (Vahhâdîlik)

Vehhabiliğin kurucusu Muhammed bin Abdülvehhâb, dini yaşayışta ortaya çıkan tüm gelenekleri küfür saydı. İmanın amelde gizli olduğunu, iman sahibi olmak için kelime-i şehadet getirmenin yetmeyeceğini, imanını ameli ile ispatlamayanın canı ve malının helal olduğunu ileri sürüyordu.

Leave a Comment

Yaratılış Gâyesi Ve İnsan

Çevremize baktığımız zaman var olan her şeyin kendine göre bir amacının, gâye ve hedefinin var olduğunu müşâhede ederiz. Bizim küçümsediğimiz, gereksiz gördüğümüz, hattâ tiksindiğimiz birçok varlık, bizim bilmediğimiz ve bilemediğimiz nice önemli vazifeleri icrâ etmektedir. Çünkü kâinatı ve içinde var olan mahlukâtı yaratan Yüce Rabbimiz, yarattığı her şeyi belirli maksat ve vazifeleri icrâ etmeleri için yaratmıştır.

Leave a Comment