Skip to content

KONULARLA KIRK HADİS – 10

YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA

1) Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu tehlikede yalnız bırakmaz. Kim, kardeşinin ihtiyacını görürse Allah da onun ihtiyacını görür. Kim bir müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, Allah da o sebeple onu Kıyâmet gününün sıkıntısından kurtarır. Kim bir müslümanın ayıbını örterse, Allah da onu Kıyâmet günü onun ayıbını örter.”
Davud, Edeb 46, (4893); Tirmizi, Hudud 3, (1426); Buhari, Mezalim 3.

2) Kim bir mü’minin dünyevî kederlerinden birini giderirse, Allah da onun Kıyâmet günü kederlerinden birini giderir. Kim bir fakire kolaylık gösterirse, Allah da ona dünyada ve ahirette kolaylık gösterir. Kim bir müslümanın ayıbını örterse, Allah da onun dünya ve ahirette ayıbını örter. Kişi kardeşinin yardımında olduğu müddetçe, Allah da onun yardımındadır. Kim ilim aramak düşüncesiyle bir yola düşerse, Allah onun cennete olan yolunu kolaylaştırır. Bir grup, Allah’ın kitabını okumak ve aralarında tedris etmek üzere Allah’ın evlerinden birinde toplanırsa, üzerlerine mutlaka sekîne iner ve onları rahmet kaplar, melekler onları sarar. Allah da onları yanında bulunan mukarreb meleklere anar. Bir kimseyi ameli yavaşlatırsa, nesebi hızlandıramaz.”
Müslim, Zikr 38, (2699); Ebu Davud, Edeb 68, (4946); Tirmizi, Hudud 3, (1425)

3) Din nasihatten (hayirhahliktan, nasihat edilenin hayra ulaşmasını dilemek)) ibarettir!” Yanındakiler sordu: “Kimin için ey Allah’ın Resûlü?” “Allah için, Kitabı için, Resûlü için, müslümanların imamları ve hepsi için! Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona yardımını kesmez, ona yalan söylemez, ona zulmetmez. Her biriniz, kardeşinin aynasıdır, onda bir rahatsızlık, eza görürse bunu ondan izale etsin.”
Tirmizi, Birr 17, 18, (1927, 1928, 1930); Muslim, Iman 95, (55).

4) Zalim de olsa mazlum da olsa kardeşine yardım et.” “Mazlumsa yardım ederim, zalime nasıl yerdim ederim?” diye sorulmuştu. “Onu zulümden alıkoyarsan, bu da ona yardımdır” buyurdu.”
Buhari, Mezalim 4, Ikrah 7; Tirmizi, Fiten 68, (2256).

5) Kim kardeşinin ırzını, namusunu müdafaa ederse, Kıyamet günü Allah, onun yüzünden ateşi geri çevirir.”
Tirmizi, Birr 20, (1932).

6) Bir ihtiyaç taleb eden kimse gelince Peygamberimiz arkadaşlarına yönelir ve:
“Sefaat edin (söz veya fiilinizle yardımcı olun), ecir kazanın! Allah da Resûlünün diliyle dilediğine hükmetsin!”derdi.”
Buhari, Edeb 37, salat 88, Mezalim 5; Muslim, Birr 145, (2627); Ebu Davud, Edeb 126, (5131); Tirmizi, Ilim 14, (2674); Nesai, Zekat 65, (5, 78).

7) Şu hususlar da Allah’ı büyüklemenin birer şubesidir: “ Bir müslüman yaşlıya ikramda bulunmak. İçindekiyle amel hususunda ölçüyü aşmayan ve ondan uzaklaşmayan Kur’an hâmiline (hafızına) ikramda bulunmak. âdil olan sultana, idareciye ikramda bulunmak.
Ebu Davud, Edeb, 23, (4843).

8) Bir genç, ihtiyar bir kimseye, yaşı sebebiyle ikramda bulunursa, Allah da yaşlılığında ona ikram edecek kimseleri mutlaka takdir eder.
Tirmizi, Birr, 75, (2023).

9) Küçüklerimize merhamet etyemen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.
Tirmizi, Birr, 15, (1920).

10) Kim bir müslümana zarar verirse Allah da ona zarar verir. Kim de bir müslümanla nizâya, husûmete girerse, Allah da onunla husûmete girer.
Ebu Davud, Akdiye, 31 (3635); Tirmizi, Birr, 27 (1941); Ibnu Mace.

SELAMLAŞMAK

11) Biriniz bir meclise gelince selam versin. Kalkmak isteyince de selam versin. Birinci selam ikinciden evla (daha üstün) değildir. (İkisi de aynıdır)
Tirmizi, İsti’zân, 15, (2507); EBu Davud, Edeb, 150, (5208)

12) Resûlullah (s.a.s.) Hz. Enes (r.a.)’e şöyle demiştir: “Ey oğulcuğum, evine ailene girdiğin zaman selam ver ki, selamın hem senin üzerine hem de aile halkına bereket olsun.
Tirmizi, İsti’zan, 10, (2699)

13) Rasûlullah’a hangi amel daha hayırlı diye sorulunca şöyle cevap Verdi; “Yemek yedirmen, tanıdığın ve tanımadığın herkese selam vermendir.”
Ebu Davud, Edeb, 142, (5194)

14) Allah için insanların en makbul olanı (hayırda önde olanı), karşılaştıkları anda selama önce davranandır, selamı önce verendir.
Ebu Davud, Edeb, 144, (5197); Tirmizi, İsti’zan, 6,(2695)

15) Binekte (vasıtada) olan yürüyene, yürüyen oturana, az olanlar da çok olanlara selam verir.
Buhari, İsti’zab, 4, 5, 6 ; Müslim, Selam, 1 (2160); Ebu Davud; Tirmizi

16) Ehl-i Kitab size selam verince onlara: “Ve aleyküm diye cevap verin.”
Buhari, İsti’zan, 22; Müslim, Selam, 6, (2163); Ebu Davud; Tirmizi

HAPŞIRMA VE ESNEME KONUSU

17) Peygamber Efendimizin yanında iki kişi hapşırdı. Efendimiz bunlardan birine teşmitte bulundu (yerhamukallah dedi), diğerine teşmitte bulunmadı. Sebebi sorulunca. “Biri Allah’a hamdetti, diğeri etmedi” dedi.
Buhari, Edreb, 127; Müslim, Zühd, 53,(2991); Ebu Davud; Tirmizi

18) Kardeşinize üç kere teşmitte bulunun, üçten fazla hapşırırsa o artık nezle olmuştur.
Ebu Davud, Edeb, 100, (5035); Tirmizi, Edeb, 5, (2745); İbnu Mace

19) Allah (c.c.) hapşırmayı sever esnemeden hoşlanmaz. Öyleyse sizden biri hapşırır ve Allah’a hamdederse, bunu işiten her müslümanın “yerhamukallah” demesi bir hak (bir vazifedir). Ancak esnemeye gelince, işte bu, şeytandandır. Biriniz namazda esneyecek olursa, imkan nisbetinde kendini tutsun ve hâh diye ses çıkarmasın. Zira bu, şeytandandır, şeytan ona gülüyor demektir.
Buhari, Edeb, 125,128; Müslim, Zühd, 56,(2994); Ebu Davud; Tirmizi

20) Resûlullah (s.a.s.) hapşırdığı zaman, yüzünü elleriyle veya elbisesiyle örterdi ve sesini kısardı.
Ebu Davud, Edeb, 98, (5029); Tirmizi, Edeb, 6, (2746)

MUSAFAHA – TOKALAŞMA KONUSU

21) İki Müslüman karşılaşıp müsafahada bulununca, ayrılmalarından önce (küçük günahları) mutlaka affedilir.
Ebu Davud, Edeb, 153, (5211-5212); Tirmizi

22) Musafaha edin ki kalplerdeki kin gitsin; hediyeleşin ki birbirinize karşı sevgi doğsun ve aradaki düşmanlık bitsin.
Muvatta, Hüsnü’l-Hulk, 16, (2,908)

23) (Müsafaha etmek üzere mü’min kardeşin) elinden tutulması selamlaşma cümlesindendir. Tirmizi, İsti’zan, 31, (2731)
HASTA ZİYARETİ VE FAZİLETİ

24) Kim bir hastayı akşam vakti ziyaret ederse, onunla mutlaka yetmiş bin melek çıkar ve sabaha kadar onun için istiğfarda bulunur. Ona cennette bir bahçe hazırlanır. Kim de hastaya sabahleyin giderse, onunla beraber yetmiş bin melek çıkar ve akşam oluncaya kadar unun için istiğfarda bulunur. Ona cennette bir bahçe hazırlanır.
Ebu Davud, Cenâiz, 7,(3098); Tirmizi; İbnu Mace

25) Hasta ziyaretinde bulunan kimse, ziyaretten dönünceye kadar cennet meyveleri arasındadır.
Müslim, Birr, 40, (2568); Tirmizi; İbnu Mace.

26) Kim güzel bir şekilde usûlüne uygun olarak abdest alır ve sevab ümidiyle Müslüman kardeşini hasta iken ziyaret ederse, ateşten yetmiş yıllık yürüme mesafesi uzaklaştırılır.
Ebu Davud, Cenâiz, 7, (3097)

27) Kim Allah rızası için bir arkadaşını ziyaret eder veya bir hastaya geçmiş olsun ziyaretinde bulunursa, bir münadi ona şöyle nida eder: “Dünya ve ahrette hoş yaşayışa eresin. Bu gidişin de hoş oldu. Kendine cennette bir yer hazırladın. Tirmizi, Birr, 67, (2009)

28) Kim eceli gelmeyen bir hastayı ziyaret eder ve yanında şu duayı yedi kere okursa, Allah ona bu hastalığının şifasını mutlaka verir: “Es’elullahe’l-Azîme Rabbe’l-Arşi’l – Azîmi en yeşfîke.” (Büyük Arş’ın Rabbi olan Allah’tan senin için şifa taleb ediyorum)
Ebu Davud, Cenâiz, 12, (3106); Tirmizi

29) Bir hastanın yanına girince, ona sağlık ve uzun ömür temennisiyle onu rahatlatın. Zira böyle yapmak onun (hastanın) gönlünü hoş eder.
Timizi tıbb, 35, (2088)

ŞEYTANA SÖVMEMEK

30) Peygamberimiz (s.a.s.) bir yolculuk esnasında hayvanın ayağı kayınca, hayvana “kör şeytan” diyen kişiye şöyle cevap verdi: “Böyle söyleme, zira böyle söylersen (söver veya kötü söz söylersen) şeytan büyür, hatta ev kadar olur ve “kendi gücümle onu yere attım” der. Fakat sen “Bismillah” de, zira böyle söylersen şeytan küçülür ve sinek kadar olur.
Ebu Davud, Edeb, 85, (4982

KOMŞULUK İLİŞKİLERİ

31) Hz. Cebrâil (a.s.) bana komşu hakkında o kadar aralıksız tavsiyede bulundu ki, ben komşunun komşuya vâris (mirasçı) olacağını zannettim.
Buhari, Edeb, 28; Müslim, Birr, 40 (2624); Ebu Davud; Tirmizi

32) Komşusu şerrinden, zararlarından emin olmayan kimse cennete giremez.
Buhari, Edeb, 29; Müslim, İman, 73, (46)

33) Kim Allah’a ve ahret gününe inanıyorsa misafirine ikram etsin. Kim Allah’a ve ahret gününe inanıyorsa koşusuna iyilik (ihsân) etsin. Kim Allah’a ve ahret gününe inanıyorsa ya hayır (iyi şeyler) söylesin veya sükût etsin.
Buhari, Edeb, 31,85; Müslim, İman, 74, (47); Ebu Davud

34) Peygamberimize iki komşum var, iyilik ederken hangisine öncelik vereyim diye sorulunca. “Sana kapı itibariyle hangisi daha yakınsa ona” cevabını verdi.
Buhari, Edeb,32; Ebu Davud, Edeb, 132, (5155)

35) Komşu kadın, komşu kadından gelen şeyi (hediyeyi) küçük, hor görmesin. Bu koyun paçası gibi küçük bir şey de olsa.
Buhari, Edeb, 30; Müslim, Zekât, 90,(1030); Tirmizi

36) Sizden kimse, duvarına komşusunun kiriş saplamasına mani olmasın.
Buhari, Mezâlim, 20; Müslim, Müsâkât, 36 (1609) Muvatta; E. Davud; Tirmizi

DARGINLIK VE KÜSKÜNLÜK

37) Bir müslümanın, Müslüman kardeşine üç günden fazla dargın durması helal değildir. Yani bunlar karşılaşırlar da her biri diğerinden yüz çevirir. Bu ikisinden hayırlı olanı, birinci olarak (ilk önce) selam verendir.
Buhari, İsti’zan, 9; Müslim, Birr,25, (2560); Muvatta; Ebu Davud; Tirmizi

38) Bir mü’minin, diğer bir mü’mine üç günden fazla küsmesi helal olmaz. Üzerinden üç gün geçince, ona kavuşup selam versin. Eğer o (diğeri) selama mukâbele ederse, ikisi de ecirde ortaktır. Mukabele etmezse (diğeri selamı almazsa) günah onda (diğerinde) kalmıştır. ( Bir rivayette şöyle buyrulmuştur: “Kim üç günden fazla küs (dargın) kalır ve (bu hâliyle ölürse cehenneme girer”) Ebu Davud, Edeb, 55, (4912,4914)

39) Kim kardeşine bir yıl küserse (dargın durursa), bu tıpkı onun kanını dökmek gibidir.
Ebu Davud, Edeb, 55, (4915)

40) Ameller her perşembe ve pazartesi arz edilir. Aziz ve Celîl olan Allah o gün, Allah’a hiçbir şeyi şirk koşmayan kulun günahını affeder. Bundan sadece kardeşiyle arasında düşmanlık olanı istisna eder, (onu affetmez) ve der ki: “Bu ikisini barışıncaya kadar terk edin.
Müslim, Birr, 36 (2565); Muvatta, Hüsnü’l-Hulk, 17 (2, 908); E. Davud; Tirmizi

Derleyen / Hazırlayan: Hasan Kuş

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *