İslâm dünyasının dışında olup İslâmla ilgilenen birçok yahudi ve hristiyan vardır. Önyargıdan uzak, öğrenmek amacıyla İslam dini hakkında araştırma yapanları sayısı oldukça azdır. İslam dinin küçük düşürecek veya Kur’an hakkında şüphe uyandıracak bir şeyler arayıp duruyorlar. Bulamadılar ve bulamayacaklar da…
İslâm son dindir, mükemmeldir ve onun kitabı olan Kur’an Allah’ın koruması altındadır. Onda bir çelişki, bir değişiklik ve eksiklik yoktur. Onu tahrife yeltenenler de umduklarına nâil olamayacaklardır…
Bu yazımızda, Rabbimizin tahrif edildiğini haber verdiği hristiyanların kutsal kitabı olan İncil (Yeni Ahid)’de var olan çelişkilere dikkatlerinizi çekerek, bu kitapların nasıl tahrif edildiğini anlamanıza yardımcı olmak istedik. Tahrif edilen kitaplarla Kur’an arasındaki farkı anlamanız ve ilâhî kaynaklı olanla insan kaynaklı olanın farkını sizlere müşahhas olarak göstermek istedik.
YENİ AHİTTEKİ ÇELİŞKİ VE TUTARSIZLIKLAR
Kilise; Matta, Markos, Luka Ve Yuhanna İncillerini yüzlerce İncil arasından seçmiştir. (Bir kitap nasıl oluyor da yüzden farklı değişik yazılımlar halinde farklı kitaplar olarak ortaya çıkıyor? ) Hristiyanlar, kabul edilen bu İncillerin sahih olduğuna ve bunların Kutsal Ruh’un himayesinde yazıldığına inanırlar.
Kilise, Pavlus, Petrus, Yuhanna, Yakub ve Yahuda’nın mektuplarını, Resullerin işlerini (Luka’nın), ve vahiy kitaplarını (Yuhanna’nın) da sahih sayarak hepsini Yeni Ahid’e dâhil etmiştir.
Kilisenin sahih saymayarak yeni Ahid’in dışında bıraktığı İnciller ve yazılar arasında Ebionitlerin İncili ve Barnaba İncili meşhurdur. Bu İnciller; bugünkü Hristiyanlığın aksine, Allah’ın birliğini, Hz. İsa’nın Allah’ın kulu ve resûlü olduğunu, Hz. İsa’nın ilah olmadığını, çarmıha gerilenin o olmadığını ve Hz. İsa’dan sonra bir peygamber geleceğini bildirmektedir. (Buradaki bilgiler ile Kur’an’da verilen bilgiler arasında uygunluk görülmektedir fakat hristiyanlar bunları doğru olarak kabul etmiyor. Çünkü işlerine gelmiyor ve bunların kabulü diğer İncillerin inkârı olur ki bu da onların işine gelmiyor.)
Kilise, İnciller yanında bir kısım mektup ve kitapları da Yeni Ahit adı altında toplayarak kesin bir kutsal metin bulunmaması eksikliğini gidermek istemiştir. Ancak bunlar, bizzat Hz. İsa’nın söyleyip yazdırttığı sözler değildir. Çünkü o, Ârâmca konuşmakta idi. Hâlbuki Yeni Ahit metinleri Yunanca’dır (Eldeki en eski Yeni Ahit Metinleri Yunanca’dır).
Şimdi Yeni Ahid’i oluşturan kitaplardaki çelişki ve tutarsızlıklardan örnekler vereceğiz:
- Hz. İsa’nın nesebi, Luka İncilinde Matta İncilinden farklı anlatılır. Meryem’in kocası Yusuf, Luka’ya göre Heli’nin, Matta’ya göre Yakub’un oğludur (Bkz. Luka III:23 Matta I:16).
- Markos İncilinde “İncil” Allah’a (“Allah’ın İncili” şeklinde), Pavlus’un Romalı-lara mektubunda Hz. İsa’ya nisbet edilir (“Oğlumun İncili” şeklinde) (Bkz. Markos 1:14 ; Romalılara 1:8-10).
- Öte yandan aynı Markos İncilinde bir yerde “İsa Mesihin İncili” diğer bir yerde de “Allah’ın İncili” denilmek-tedir (Bkz. Markos 1:1 ; 1:14).
- Luka İncilinde bir yerde “Kurtarıcım Allah”, diğer bir yerde de “Kurtarıcı İsa” denilmektedir (Bkz. Luka 1:47 ; II:11).
- Hz. İsa İçin sık sık hem “Allah’ın oğlu” hem de “Yusuf oğlu”, “Davud oğlu”, “Âdem oğlu” denilmektedir.
- Bir İncilde bulunan bilgi, ötekinde yoktur. Bazen bir bilgi, dört İncil arasından bir tanesinde bulunup ötekilerde bulunmaz. Bazen de üç İncilde bulunur fakat dördüncüde bulunmaz. Mesela Hz. İsa’nın Vaftizci Yahya tarafından vaftizi Matta, Markos ve Luka’ da mevcut iken, Yuhanna’da yoktur (Bkz. Matta III:3-17 ; Markos I:9-12 ; Luka III:21-22, 4:1).
- İlk üç İncile göre Hz. İsa’nın memleketi Galile, Yuhanna’ya göre Yahudiye’dir (Bkz. Mat-ta XIII:54-58 ; Markos VI:4 ; Luka IV:29 ; Yuhanna IV:3, 43-45). Matta ve Luka’ya göre Hz.İsa Bethlehem’de doğmuştur (Bkz. Matta II:1 ; Luka IV:4,15). Markos ve Yuhanna’da bu konuda bir açıklık bulunmamaktadır ve Hz. İsa’nın Galile’den geldiği belirtilmektedir (Bkz. Markos I:9 ; Yuhanna VII:42).
- Matta’ya göre oruçlu olup Hz. İsa’ya soru soranlar Yuhanna’nın talebeleri, Markos’a göre Yazıcılar ve Ferisîlerdir Bkz. Matta IX:14 ; Markos II:18).
- Hz. İsa Eriha memleketinden çıktığında kendisine Matta’ya göre iki, Markos’a göre bir kör gözlerinin açılması için başvurmuştur (Bkz. Matta XX:30 ; Markos X:46).
- Matta ve Markos’ta Hz. İsa’nın görevinin Vaftizci Yahya hapse atıldıktan sonra, Yuhanna’da ise hapisten önce başladığı kaydedilmektedir (Bkz. Matta IV:12-17 ; Markos I:14-15 ; Yuhanna III:22-26, IV;1-3).
- Havarilerden Hz. İsa’yı ele verecek olan kişinin tarifi İncillerde farklı olarak zikredilmektedir. Bu konuda Yuhanna İncilinde Hz. İsa’nın lokmayı batırıp kendisine verdiği, diğer İncillerde farklı anlatımlar altında İsa’nın eliyle beraber sofrada olan kimse denilmektedir (Bkz. Yuhanna XIII:26 ; Markos XIV:20 ; Matta XXVI:23 ; Luka XXII:21).
- Kudüs’e giderken Hz. İsa’nın sıpaya binmesi, bindirilmesi şeklinde birbirine tezat teşkil eden ifadelerin yanında, konuyla ilgili farklı anlatımlar göze çarpmaktadır (Bkz. Markos XI:7 ; Matta XXI:5 ; Luka XIX:30-35 : Yuhanna XII:14).
- Zebedî’nin zevcesi Meryem’in Mesih’e gelmesi konusu, Matta ve Markos’ta farklı bir şekilde anlatılırken, Luka ile Yuhanna İncillerinde bu konuda bir şey söylenmez (Bkz. Matta XX:20-22 ; Markos X:35-40).
- Matta’da Yahya’nın (Hz. Yahya) bir yerde çekirge ve yaban balığı yediği, bir başka yerde de yiyip içmediği söylenmektedir (Bkz. Matta III:4 , XI:18-19).
- İncillerde Tanrıyı görme konusunda farklı, birbiriyle çelişen açıklamalar bulunmak-tadır (Bkz. Yuhanna V:37 , XIV:7-9 ; Matta XVIII:1-14 ; Markos IX:1-8).
En kuvvetli İncil sayılan Luka İncilinin yazarı, Pavlus’un talebesidir ve Havarilerden değildir. Luka, İncilini Pavlus’un telkinleri doğrultusunda yazmıştır. O, İncilini, diğer İncilleri inceleyerek yazdığını en başta söylemektedir. Ancak diğer İncillerle arasındaki farklar göz önünde bulundurulursa ya onunki ya da diğerlerininki doğru değildir. Diğerlerine bakıldığında, onların birbirleriyle ve kendi içinde çelişkiler, tutarsızlıklar, farklı açıklamalarla dolu olduğu, bazen birinde bulunan anlatımın ötekinde bulunmadığı göze çarpmaktadır. Bütün bunların yanında onların muhteva ve ifade bakımından insan eseri olduğu, yazarın kendi görüşlerini aksettirdiği ilk bakışta anlaşılmaktadır.
Bu gibi çelişki ve tutarsızlıkların Allah’a nisbet edilen bir kitapta bulunmayacağına, öte yandan bir peygamberin kendini tanrılaştırıp Tanrıyı da insanlaştıramayacağına göre, Hristiyan Kutsal Kitabının sonradan insan eliyle yazıldığı ve tahrif edildiği anlaşılmaktadır. *
*** ( Bu yazı 2005 yılından önce yazıldı )
Hasan Kuş
—————————————–
* : Kaynak: Dinler Tarihi Prof. Dr. Günay Tümer &
Prof. Dr. Abdurrahman Küçük
Ocak Yay. II.Baskı (Ank. 1993), S:258-262