Skip to content

Âyetler ve Hadisler İle Hayat 19

Âyetlerin ve Hadislerin Öğrettiği Yolda Yürümek Her Müslümanın Görevidir.

Okumak, dinlemek, bilmek güzeldir ama öğrenilen hakikatler uygulanmadıkça hiçbir faydası olmaz!

KONULAR

  • Şükür ve Nankörlük
  • Kusur Gizlemek 
  • Sakınan Öğüt Alır 
  • Zayıf Karakterli Olma 
  • Musibete Sebep Biziz
  • Müslüman ve Muhacir Olmak
  • Duâ
  • Alış Verişte Hile 
  • Cehenneme Girmeyeceklerden
  • Zalimden Yana Olma 
  • Gülme Başkasının Sıkıntısına
  • Oruç Fidyesi
  • Oruçluya Iftar
  • Duâ 
  • Kadir Sûresi Meali
  • Kadir Gecesi Hadisi
  • Kadir Gecesi Duâsı
  • VEDA HUTBESİ 
  • KIYÂMET (KIYÂME) SÛRESİNİN ANLAMI (75. Sûre)
  • Şükür ve Nankörlük

Hani Rabbiniz şöyle duyurmuştu: ‘Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım. Eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir. 

(İbrahim, 14/7)

  • Kusur Gizlemek 

Kim bir müslümanın kusurunu örterse, Allah da Kıyamet günü onun kusurunu örter.

(İbn Mâce, Hudûd,5)

  • Sakınan Öğüt Alır 

Şüphesiz Kur’an, Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.

(Hakkâ, 69/48)

  • Zayıf Karakterli Olma 

‘İnsanlar iyilik yaparlarsa biz de iyilik yaparız, kötülük yaparlarsa biz de kötülük yaparız.’ diyen zayıf karakterli kimseler olmayınız; bilakis, iyilik yaptıklarında insanlara iyilik yapmayı, kötülük yaptıklarında ise onlara kötülük yapmamayı içinize (bir ilke olarak) yerleştiriniz.

(Tirmizî, Birr, 63)

  • Musibete Sebep Biziz

Başınıza her ne musibet gelirse kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder.

(Şûra, 42/30)

  • Müslüman ve Muhacir Olmak

Müslüman dilinden ve elinden Müslümanların emin olduğu kimsedir. Muhacir de Allah’ın yasakladığı şeylerden kaçınan kimsedir. 

(Buhari, İman, 4, 5; Müslim, İman, 64)

  • Duâ

Bizleri, insanlığın barış ve huzuru için hayrın anahtarı şerrin kilidi olanlardan eyle Allah’ım. Âmîn

  • Alış Verişte Hile 

Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline! Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler. Fakat, kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar. 

(Mutaffifîn, 83/1-3)

  • Cehenneme Girmeyeceklerden

Size cehenneme girmeyecek kimseleri bildireyim mi? Cana yakın, uysal, yumuşak huylu ve kolay geçinilen herkes.

(Tirmizî, Sıfatü’l-Kıyâme, 45)

  • Zalimden Yana Olma 

Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez. 

(Hûd, 11/113)

  • Gülme Başkasının Sıkıntısına

Kardeşinin başına gelene sevinme. Çünkü Allah, ona acır; seni de benzer bir musibet ile sınayıverir.

(Tirmizî, Kıyâmet, 54)

  • Oruç Fidyesi

…Oruca gücü yetmeyenler bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. 

(Bakara, 2/184)

  • Oruçluya Iftar

Oruçluya iftar veren kimse, oruçlunun sevabı gibi sevap kazanır; oruçlunun sevabından da hiç bir şey eksilmez.

(Tirmizî, Savm,82)

  • Duâ 

Allah’ım! Bana doğru olanı ilham et ve beni nefsimin şerrinden koru.

(Tirmizi, De’avat, 70)

  • Kadir Sûresi Meali

1. Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik.

2. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?

3. Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.

4. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar.

5. O gece, esenlik doludur. (selamettir, kurtuluştur) Ta fecrin doğuşuna kadar.

( Kadir, 97/1-5 )

  • Kadir Gecesi Hadisi

Kadir Gecesi’ni, fazilet ve kudsiyetine inanarak ve sevabını yalnız Allah’tan bekleyerek ibâdet ve tâatle geçiren kimsenin -kul hakkı hâriç- geçmiş günâhları bağışlanır. (Buhari, Kadir, 1 / Müslim, Müsâfirîn, 175)

  • Kadir Gecesi Duâsı

Allah’ım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Beni bağışla. (Tirmizî, Deavât, 84)

  • VEDA HUTBESİ 

Peygamber efendimizin Vedâ Haccında 124.000’den fazla Müslümana yaptıkları vâz ve nasîhatlar. Peygamberimizin Allahü teâlâ tarafından insanlara, doğru yolu göstermek için görevlendirilmelerinden sonra mübârek ağızlarından çıkan her söz, mânâ ve hakîkatler yönünden beşeriyete birer rehberdir. Bunlardan “Vedâ Hutbesi” olarak bilinen son haclarında buyurdukları hususların ise ayrı bir ehemmiyeti vardır. “Vedâ Hutbesi” değişmez prensip, kânun ve nizamlar olarak on dört asırdır, bütün insanlığa ulaşabildiği seviyenin çok üstünde bir insan hakları anlayışı getirmiştir.

*Peygamberimiz Vedâ Hutbesinde buyurdular ki:* 

“Hamd , Allahü teâlâya mahsûstur. O’na hamd eder, O’ndan yarlıganmak diler ve O’na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizi günahlarından Allahü teâlâya sığınırız. Allahü teâlânın doğru yola ilettiğini saptıracak, saptırdığını da doğru yola iletecek yoktur.”

“Ey insanlar! ” Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.

“Ashabım! bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl bir mübarek şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınızda öyle mukaddestir, her türlü tecavüzden korunmuştur.

“Ashabım! Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. Oda sizi yaptıklarınızdan dolayı sorguya çekecektir. Sakin benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi burada bulunanlar bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki burada bulunan kimse, bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.

“Ashabım! “Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. biliniz ki faizin her çeşidi kaldırılmıştır.Allah böyle hükmetmiştir.İlk kaldırdığım faizde Abdulmuttalibin oğlu (amcam) abbas’ın  faizidir. Lakin ana paranız size aittir. Ne zulmediniz ne de zulme uğrayınız.

“Ashabım! “Dikkat ediniz, cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Cahiliye devrinde güdülen kan davalarda tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalibin torunu İlyas bin Rabia’nın kan davasıdır.

“Ey insanlar! “Muhakkak ki şeytan şu toprağınızda kendisine tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun dışında ufak tefek işlerinizde ona uyarsınız bu da onu memnun edecektir. Dinimizi korumak için bunlardan da sakınınız.

“Ey insanlar! 

“Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allahtan korkmanızı tavsiye ederim .Siz kadınları Allah’ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah’ın emri ile helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınlarında sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evinize almamalarıdır. Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırsa Allah size onları yatakların yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınlarında sizin üzerinizdeki hakları, meşru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

“Ey müminler! “Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler Allah’ın kitabı Kur an-ı Kerim ve Peygamberinin sünnetidir.

“Müminler! “Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz. Müslüman müslüma’nın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslüman kardeşinin kanıda, malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.

“Ey insanlar! ” Cenab-ı Hak her hak sahibine hakkını vermiştir. Her insanın mirastan hissesi ayrılmıştır. mirasçıya vasiyet etmeye lüzum yoktur.Çocuk kimin döşeğinde doğmuş ise ona aittir. Zina eden kimse için mahrumiyet vardır. Babasından başkasına ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan köle Allah’ın meleklerinin ve bütün insanların lanetine uğrasın. Cenab-ı hak bu gibi insanların ne tevbelerini nede adalet ve şehadetlerini kabul eder.

“Ey insanlar! “Rabbiniz birdir. Babanızda birdir. Hepiniz Ademin çocuklarısınız. Adem ise topraktandır. Arabın arap olmayana arap olmayanında arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi kırmızı tenlinin siyah üzerine siyahında kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allahtan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız Ondan en çok korkanınızdır. “Azası kesik siyahi bir köle başınıza amir olarak tayin edilse sizi Allah’ın kitabı ile idare ederse onu dinleyiniz ve itaat ediniz.

 “Suçlu kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba oğlunun suçu üzerine oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz. “Dikkat ediniz! şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız Allaha hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız. Allahın haram ve dokunulmaz kıldığı canı haksız yere öldürmeyeceksiniz. Hırsızlık yapmayacaksınız. İnsanlar “la ilahe illallah” deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emir olundum. Onlar bunu söyledikleri zaman kanlarını ve mallarını korumuş olurlar. Hesapları ise Allaha aittir.

“İnsanlar!” Yarın beni sizden soracaklar ne diyeceksiniz? Sahabe-i kiram hep birden şöyle dediler; “Allah’ın elçiliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz, Bize vasiyet ve nasihatte bulundunuz, diye şehadet ederiz”. Bunun üzerine Resul”ü Ekrem Efendimiz şehadet parmağını kaldırdı, sonrada cemaatin üzerine çevirip indirdi ve şöyle buyurdu;

“Şahit ol Yarab! Şahit ol yarab! Şahit ol yarab!

  • KIYÂMET (KIYÂME) SÛRESİNİN ANLAMI (75. Sûre)

 Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

1. Yemin ederim o kıyâmet gününe.

2. Yemin ederim pişmanlık duyup dâimâ kendini kınayan nefse ki, siz mutlaka diriltilip hesâba çekileceksiniz!

3. Ne o, yoksa insan kendisinin kemiklerini toplayıp bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor?

4. Evet! Hem de özel çizgileriyle birlikte parmak uçlarına varıncaya kadar bizim onu yeniden yaratıp düzenlemeye gücümüz yeter.

5. Fakat insan suç işleyip durmak için önündeki kıyâmeti inkâr etmek ister.

6. Alay ederek: “Ne zamanmış o kıyâmet günü?” diye sorar.

7. Korkudan gözlerin kamaşıp kararacağı,

8. Ayın ışığının silinip gideceği,

9. Güneşle ay bir araya getirileceği zaman:

10. İnsan o gün: “Kaçacak yer neresi?” diyecek.

11. Hayır! Kaçıp sığınacak hiçbir yer yoktur!

12. O gün herkesin varıp duracağı yer, yalnız Rabbinin huzurudur!

13. O gün insana yapıp önden gönderdiği ve yapmayıp geride bıraktığı her şey haber verilir.

14. Artık insan kendi aleyhinde bir şâhit ve bir delildir;

15. Kurtulmak için türlü türlü mazeretler ileri sürse de!

16. Rasûlüm! Sana vahyedilen âyetleri hemen ezberleyip bellemek için dilini kıpırdatma.

17. Çünkü onu senin kalbinde toplayıp ezberletmek de, onu dilinde akıtıp okutmak da bize aittir.

18. Biz onu sana okuduğumuzda, sen de onun okunuşunu tâkip et.

19. Sonra onu açıklamak da elbette bize ait bir iştir.

20. Hayır, hayır! Siz peşin olan dünya hayatını ve onun fânî nimetlerini çok seviyorsunuz.

21. Âhireti ise bir kenara bırakıyorsunuz.

22. Yüzler var, o gün mutluluktan ışıl ışıl parlayacak.

23. Sonsuz bir huzur ve saâdet içinde Rablerinin cemâline bakacak.

24. Yüzler de var, o gün asılacak, buruşacak.

25. Çünkü kendisine, bel kemiklerini kıracak belâlı ve korkunç bir şeyin yapılacağını anlayacak.

26. Hayır, hayır! Can köprücük kemiğine dayandığı,

27. “Yok mu bunu iyileştirecek, şifa verip kurtaracak?” dendiği zaman,

28. Can çekişen kişi, bunun gerçek bir ayrılış olduğunu anlayacak.

29. Ölüm acısıyla kıvranıp, bacağı bacağına dolaşacak.

30. İşte o gün Rabbine doğru ebedî yolculuk başlamış olacak.

31. O kişi dünyada ne dini doğrular, ne de namaz kılardı.

32. Tam tersine, dini yalanlar ve onun gereklerinden yüz çevirirdi.

33. Üstelik yaptığıyla övünerek, çalımlı çalımlı dostlarının yanına giderdi.

34. Yazıklar olsun sana! Helâk olasın!

35. Sonra yazıklar olsun sana! Helâk olasın!

36. İnsan, başıboş bırakılacağını ve yaptıklarından hesâba çekilmeyeceğini mi sanıyor?

37. Yoksa o, başlangıçta akıtılan menîden bir damlacık nutfe değil miydi?

38. Sonra rahim duvarına tutunmuş cenin hâlini aldı. Derken Allah ona güzel ve düzgün bir biçim verdi.

39. Sonra da ondan erkek ve dişi eşler yarattı.

40. Peki, bütün bunları yapan Allah’ın, ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?

Nisan 2022

Selâm ve duâ ile…

Derleyip Hazırlayan: Hasan Kuş

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *