Skip to content

Zaman Mefhumu

Last updated on September 11, 2024

Zaman, ilk günden beri
Var olan bir mefhûm.
Zaman değişmiş diyorlar!
Düşünüyorum da,
Bir de sen düşün!
Günler yirmidört saat,
Hafta yedi,
Yıl üçyüzaltmışbeş gün,
Günler, geceler hep yerinde,
Değişiklik bunun neresinde?

Değişen insan olmasın?
Değişmenin vebâlini,
Zamana atıyor olmasın?
Zaman değişmedi, değişmeyecek.
Kıyâmete dek sürüp gidecek.
Değişen insan,
Ve hep değişecek!
Değiştikçe kendini tüketecek.

Dışımız forma, içimizi sorma,
Dışın güzel olsun, bu yeter sana,
İçindeki çirkinliği örter nasıl olsa.

İnsanlar birbirleriyle yarışta,
Zaman bile geç kalıyor,
Onların hızına ulaşmakta.
İnsanlar kendilerini unutuyor,
Birbirleriyle olan yarışta.

Ağızlarda hep aynı laf:
Zamanın îcâbı, çağın gereği.
Yok mudur bu çağların
İnsana has özelliği?

Yok herhalde, baksana,
Kalmamış kemiklerin iliği.

Dost dostu ezer mi?
Onu bitirip tüketir mi?
Ele güne rezil eder mi?

İhtiyaç anında,
Sıkıntılı durumunda,
Onu yalnız bırakır mı?

Eski dostlar, can dostlar
Hiç unutulur mu?

Gündelik çıkarlar uğruna;
Arkadaşlığa, dostluğa,
Hakkaniyete, güven ve itimada,
Doğruluk, iyilik ve yardımlaşmaya,
Diğergamlılık ve kadirşinaslılığa
Bîgâne kalınır mı?

Zaman içinde gelişip
Kemâle ermesi gereken güzellikler
İnkısara ve inkıtaya uğrar mı?

Zamanın gereği, îcâbı var elbet!
Zamanı değerlendirmek,
Gafleti sandığa kilitlemek.

Kendinle dost olup,
Kendini bilmek.
Bilmez isen kendini,
Çıkarıverirsin benlik gömleğini,
Aç kurtlar gibi bekleşen düşmanların,
Yer ve de bitirirler seni…

Hasan Kuş – 22/06/1996

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *