Last updated on September 11, 2024
Gel kardeşim, gel,
Birazda bizden bahsedelim.
Kendimizi konuşalım,
Evet, insanı anlatalım.
İnsan…
Allah’ın halifesi,
Mükemmel ve en güzel bir şekilde yaratılmış,
Tercih hakkı, iradesi eline verilmiş,
İyi ve kötü neticesi ile beraber,
Kendisine Peygamberle bildirilmiş.
İnsan, kullukla vazifelendirilmiş,
İyi olan tavsiye edilmiş,
Kötülüklere karşı uyarılmış,
İyi, kötü, güzel, çirkin,
Yaratılışta hamuruna katılmış.
Beden ve rûhu ile insan kılınmış.
Akıl nimeti ile yüceltilmiş.
Ve varlık âlemi, emrine musahhar kılınmış.
Hayvanlar, bitkiler ve var olan her şey,
Onun menfaati için yaratılmış.
Verilen nimetlerin haddi hesabı yok,
Bu nimetler karşısında ondan istenen;
Şükür, hamd ve Allah’a kulluk.
Her şeyi Allah için yapmak,
Her şeye Allah’ın rızâsı nazarıyla bakmak.
İşte kardeşim, insanın kısaca portresi bu…
Şu kâinattaki varlıklar ile insana,
İbret nazarıyla düşünerek, hiç baktın mı?
Yaratılışlarını, yaratılış gâyelerini düşünerek,
Onların muhasebesini yaptın mı?
Hepsinin yaratılışları farklı,
Özellikleri farklı,
Yeyip içtikleri farklı,
Fakat, gâyeleri bir…
Evet gayeleri bir:
Allah’a kulluk, hamd, tesbih ve
Kâinatın dengesi içerisinde,
Kâinatın düzeni için,
Kendilerine yüklenilen vazifeyi yerine getirmek.
Bu gâye doğrultusunda, insan da dahil
Varlık âlemine ibret nazarıyla baktın mı?
Bir deve, bir inek, bir koyun,
Veriyor etini, sütünü, yününü,
Emanetçisi olan insana.
Bir köpek, koruyor sahibinin malını,
Bir at, bir eşek, taşıyor sahibinin yükünü.
Biri diğerini yiyiyor, biri diğerini koruyor,
Biri diğerini öldürüyor…
Bunların hepsi ile,
Kâinatın dengesi tutuluyor ayakta.
Bitkiler arasında da,
İlâhi hükümler cereyan ediyor.
Onlar da insanlığa hizmet ediyor.
Gece gündüz demeden bütün mahlukât,
Rablerini tesbih de ediyor…
Hayvan ve bitkinin yaratılışında,
Yapacakları yazılmış fıtratlarında,
Tabiattaki dengeyi sağlamak için,
Her biri çalışıyor tam ayarında.
Ya insan! Evet insan…
Yaratılışıyla kendisine verilen
Kulluk vazifesini yerine getiriyor mu?
Allah’a kul oluyor mu?
Yoksa, nefis, şeytan, eş, dost,
Mal, mülk, servet denilen
Adi ve geçici şeylerin,
Kulu ve kölesi mi oluyor?
Diğer varlıklar vazifelerini yapıyorlar.
Yaratılmışların en üstünü olan,
En çok kulluk yapmaya ihtiyacı olan,
Vazifesini îfa etmesi gereken insan,
Eşref-i mahlukât olan insan, o ne yapıyor?
Ve üstünlük hangisinin hakkı?
İsyan etmiş, azmış, sapıtmış,
Allah’ı ve kulluğu unutmuş,
Vurdumduymaz olmuş,
Kendisinden ve çevresinden bîhaber olmuş,
Kendisini unutmuş,
Kur’an’ın ifadesiyle:
“Belhüm edal” olmuş insanın mı?
Yoksa, insan dışında yaşayan, varolan,
Ve vazifesini yerine getiren,
Diğer varlıkların mı?
Düşün ve de düşünelim!
Düşünmezsek eğer aklımızla,
Varlığımızın bir anlamı olmaz,
Şu üç günlük fâni dünyamızda.
Bunu bilelim ve yine düşünelim!
Bizi, insanı, kendimizi düşünelim!
Neredeyiz, ne yapıyoruz?
Nereye doğru gidiyoruz?
Yanlış ve doğru terazisinin,
Hangi kefesinde oturuyoruz?..
Hasan Kuş – 17/10/1998