Skip to content

Yahudi Kutsal Kitabında Tahrif Belirtileri Ve Çelişkiler

Yahudi Kutsal Kitabını oluşturan bölümlerin ilk nüshaları bugün elde bulunmamaktadır. Bugün elde bulunan en eski İbrâni elyazması nüshalar, M.S.VII. ve X. yüzyıla aittir. Hz. Musa’nın M.Ö. XIII. yüzyılda yaşadığı göz önünde bulundurulursa, bu uzun süre içerisinde cereyan eden olaylar sebebiyle, ilk nüshanın günümüze kadar korunabilmesi zaten imkânsızdır.

          Hz. Musa taşlara yazılmış ilk Tevrat nüshasını İsrail oğullarının bilginlerine ve ileri gelenlerine teslim ederek, onun Ahit Sandığına konulup korunmasını istemiştir.

         Tevrat, tek nüsha idi. Ezberleme geleneği yoktu ve çoğaltılmamıştı. Ancak onun, 3 veya 7 senede bir, Ahit Sandığından çıkarılıp halka okunması Hz. Musa tarafından vasiyet edilmiştir. Ezra (Hz.Üzeyir) zamanına kadar Tevrat kaybolmuş, bulunmuş, Yahudiler sürgüne gönderilmiştir. İsrail oğulları yedi defa dinlerinden dönmüşler, putlara tapmışlar ve Tevrat’ı unutmuşlardır.

         Hz. Süleyman’ın yaptırdığı Ma’bed yıkılmış ve sürgün dönüşü tekrar onarılmıştır. Yahudi ve Hristiyan bilginler, Tevrat’ın Ezra zamanında (M.Ö. V. Yüzyıl) yeniden ilhamla yazıldığında fikir birliği etmektedir. M.Ö. II. yüzyılda Suriye Kralı Antiyokos Epifanes, Ma’bed’i yakıp yıkmış, eldeki Tevrat nüshalarını parçalamıştır. Ma’bed, M.S. 70’ de Romalılar tarafından tamamen yıkılmıştır. Bütün bu olaylar sebebiyle Yahudi Kutsal metinlerinin ilk şekilleri günümüze gelmemiştir.

         Bugün Yahudilere ait İbrânice, Hristiyanlara ait Yunanca ve Samirîlere ait Samirî dilinde metinlerin verdiği bilgiler birbirini tutmamaktadır. Öte yandan herbir nüsha içindeki bilgiler arasında da çelişki ve tutarsızlıklar vardır. Bunlarla ilgili bazı örnekler şöyledir:

TEVTAT’TAKİ TAHRİF BELİRTİLERİ VE ÇELİŞKİLER

  1. Tekvin’in ilk iki bâbında Allah’ın adı bir yerde Elohim, diğerinde Yahve olarak geçmektedir. Yine I. ve II. bâblarda yaratılış hikâyesi birisinde insandan başlayarak, ötekinde insanda biterek verilmektedir. İnsanın yaratılışı da bir tarafta Tanrı’nın insanı kendi suretinde, “erkek ve dişi” olarak birden; öteki tarafta ise, önce erkek ve onun kaburga kemiğinden kadının yaratıldığı şeklimde yer almaktadır.
  • İki defa on emirden (Çıkış XX:1-7 ; Tesniye V:6-21), iki defa yasak yiyeceklerden (Levililer II:1 ; Tesniye XIV: 1-29), iki defa da İsrail lâkabıyla Yakub’un adlandırı-lışı (Tekvin VII:24-31 ; XXXV:10) olayından bahsedilmektedir. Ancak verilen bilgiler arasında fark vardır.
  • Tufan olayının anlatılmasında Tufan’ın bir yerde 40, öteki yerde 150 gün sürdüğü; Hz. Nuh’un gemisine getirilen hayvanların her cinsinden bir yerde 2, öteki yerde 7 çift alındığı söylenmektedir (Tekvin VII:4,12,17,24 ; Tekvin VII:9-10,14-16).
  • Hz. İbrahim’in ve Hz. İshak’ın karısını kız kardeşi olarak takdim ettiği yer almakta ve bu birkaç yerde de tekrarlanmaktadır (Tekvin XII:10-13 ; XX:1-3 ; XXVI:6-12).
  • Hz. Lût’u, kızlarının şarap içirerek sarhoş etmeleri ve onunla zina yapmaları yer almaktadır (Tekvin XIX:30-36).
  • Yüce Allah’a insânî nitelikler verilmektedir. O’nun âlemi altı günde yaratıp yedinci gün dinlendiği, ruhunun suların üstünde estiği, Hz. Yakub’la güreştiği, Yakub’un O’nu yenip İsrail adını aldığı zikredilmektedir (Tekvin II:2 ;          XII:10-13 ; XX:1-3 ; XXVI:6-12).
  • Hz. Musa’ya nisbet edilen Tevrat’ın son bölümünde (Tesniye) onun ölümü ve gömülmesi yer almaktadır (Tesniye XXXIV:4-8).
  • Tanrı, İsrail’in sayımı için. Bir yerde, Davud’u görevlendir-mekte; bir başka yerde, aynı konunun, şeytanın tahrikiyle olduğu belirtilmektedir (II: Samuel XXIV:1-6 ; I        Tarihler XXI:1-7).

Allah’a ve peygamberlere, onlara yakışmayacak nitelikler verilmesi, çelişkiler ve tutarsızlıklar, Yahu-dilerin Kutsal Kitaplarının geldiği gibi muhafaza edilmediğinin, tahrife uğradığının, değişik zamanlarda ve değişik kimseler tarafından yazıldığının delilidir. Bu hususlar, Kur’an-ı Kerim’de yer alan Tevrat’ın tahrif edildiği yolundaki beyanları doğrulamaktadır (Mâide: 13,  44-48, 68 ; Cuma:5).*

***  ( Bu yazı 2005 yılından önce yazıldı )

Hasan Kuş

—————————————

***Kaynak: Dinler Tarihi,

Prof. Dr. Günay Tümer & 

Prof. Dr. Abdurrahman Küçük,

Ocak Yay. II.Bas. (Ank.1993) S:202-204

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *