Sözlükte “rahatlatmak, dinlendirmek” anlamındaki tervîha kelimesinin çoğulu olan terâvîh ramazan ayına mahsus olmak üzere yatsı namazından sonra kılınan namazı ifade eder. Hadislerde “kıyâmü şehri ramazân” (ramazan ayının namazı) veya “ihyâü leyâlî ramazân” (ramazan gecelerinin ihyası) diye anılan bu namaza dört rek‘atta bir dinlenme amacıyla biraz oturulduğundan (tervîha) teravih denmiştir. Zaman içinde, her bir tervîhayı oturup dinlenmek yerine zikir ve salavat gibi nâfile ibadetlerle değerlendirme veya ara vermeden namaza devam etme şeklinde uygulamalar ortaya çıkmıştır. Hanefîler her bir tervîhada oturup dinlenmeyi teravihin ruhuna daha uygun bulurlar. Türkiye’de bu namaz aralarında Hz. Peygamber’e salavat getirilmekte veya ilâhi okunmaktadır.
Leave a CommentCategory: Yazı ve Makaleler
Yahudi Kutsal Kitabını oluşturan bölümlerin ilk nüshaları bugün elde bulunmamaktadır. Bugün elde bulunan en eski İbrâni elyazması nüshalar, M.S.VII. ve X. yüzyıla aittir. Hz. Musa’nın M.Ö. XIII. yüzyılda yaşadığı göz önünde bulundurulursa, bu uzun süre içerisinde cereyan eden olaylar sebebiyle, ilk nüshanın günümüze kadar korunabilmesi zaten imkânsızdır.
Leave a CommentVehhabiliğin kurucusu Muhammed bin Abdülvehhâb, dini yaşayışta ortaya çıkan tüm gelenekleri küfür saydı. İmanın amelde gizli olduğunu, iman sahibi olmak için kelime-i şehadet getirmenin yetmeyeceğini, imanını ameli ile ispatlamayanın canı ve malının helal olduğunu ileri sürüyordu.
Leave a CommentÇevremize baktığımız zaman var olan her şeyin kendine göre bir amacının, gâye ve hedefinin var olduğunu müşâhede ederiz. Bizim küçümsediğimiz, gereksiz gördüğümüz, hattâ tiksindiğimiz birçok varlık, bizim bilmediğimiz ve bilemediğimiz nice önemli vazifeleri icrâ etmektedir. Çünkü kâinatı ve içinde var olan mahlukâtı yaratan Yüce Rabbimiz, yarattığı her şeyi belirli maksat ve vazifeleri icrâ etmeleri için yaratmıştır.
Leave a Commentİçinde yaşadığımız Avrupa sınırları içerisinde ve ülkemizle birlikte diğer İslâm ülkelerinde çeşitli misyonerlik faaliyetleri yapılmaktadır. Bu hareketlerin özellikle Hristiyan inancına sahip olanlar tarafından gerçekleştirildiğini gördüğümüz gibi Yahudi inancına hizmet için çalışan hareketleri de görüyoruz. Bazen de biraz Yahudilik ve biraz da Hristiyanlık karışımı inanç ve düşünce şekillerini müşahede ediyoruz. Bunların esinlendikleri kaynak ne olursa olsun, hepsinin amacı birdir: Müslümanları İslâm inancından uzaklaştırıp Hristiyanlaştırmak veya müslümanların kafalarını karıştırıp imanlarını zayıflatmak ve dînî yönden pasif hâle getirerek, kendi Mesih anlayışlarıyla ilgili gerçekleşmesini bekledikleri olaylara inanç yönünden itiraz edecek insanları azaltmak veya onların sessiz kalmasını sağlamak ve kendilerine taraftar toplayarak kendi inançlarına hizmet etmek gibi ortak amaçları vardır.
Leave a CommentMisyonerlik faâliyetleri yeni değildir. Tarihin her döneminde Hristiyan dünyası insanların içinde bulunduğu ekonomik, sosyal ve siyasal sıkıntıların yaşandığı zamanlarda misyonerler aracığı ile bu sıkıntılı dönemlerde insanları kendi dinlerine çekmekle meşgul olmuştur ve bugün de bu aynen ve daha yoğun bir şekilde devam ettirilmektedir. Dinler arası diyalog diyerek yapılmak istenen şey; misyonerlik faâliyetlerine kolaylık ve imkân sağlamaktan başka bir şey değildir.
Leave a Comment