Last updated on September 11, 2024
Beş yıl sütannede kaldı,
Süt evinde bolluk vardı,
Küçükken kalbi yıkandı,
Üstünde bir bulut vardı.
Babasına hasret kaldı,
Annesiz babasız kaldı,
İki yıl dedesi baktı,
Sonra amcasıyla kaldı.
Küçükken çobanlık yaptı,
Ticaret ile uğraştı,
Ficâr harbine katıldı,
Hilfu’l-Fudûl’e katıldı.
Yirmibeş yaşına girdi,
Hatice ile evlendi,
Muhammed’ül-Emîn idi,
Herkes O’na güvenirdi.
Kâbe’de hakemlik etti,
Bâzen inzivâ ederdi,
Nûr dağında münzevîydi,
Dâim tefekkür ederdi.
Kırk yaşlarına gelince,
Karşılaştı Cebrâil’le,
Müjdelendi nebîlikle,
Eve döndü acaleyle.
Tebliğ başladı gizlice,
Sonra Erkam’ın evinde,
Kırk kişi oldu Ömer’le,
Nihayet Kâbe önünde.
Eş ve dost geldi evine,
Sonra Safâ tepesinde,
Ebû Lehep’ti sahnede,
Suçluyordu delilikle.
Baskı, hakâret, işkence,
Engel olamadı dîne,
Boykot vardı ölümüne,
Direndiler ona bile.
Dâvâsında azimliydi,
Herkese tebliğ ederdi,
Tâif’e bile gitmişti,
Yolları mekân etmişti.
Habeşistan’a gittiler,
Rahat ederiz dediler,
Müşrikler takip ettiler,
Boş elle geri döndüler.
Akabe tepelerinde,
Oldu Medîne’lilerle,
Biat yaptı onlar ile,
Kalbi doldu sevinç ile.
Ebû Tâlib vefat etti,
Hatice de vefat etti,
Bunlara çok kederlendi,
O yıl, hüzün senesiydi.
O, Mîraca çıkacaktı,
Sevgiliye varacaktı,
Buna hazırlanmalıydı,
Kalbi yine yıkanmıştı.
Cebrâil’le Burak geldi,
Mescid-i Aksâ’ya gitti,
Oradan da Mîrac etti,
Refref’le Rabbine gitti.
Şu hediyelerle geldi,
Beş vakit namaz farz dendi,
“Âmenerrasûlü” indi,
Şirk koşmayan affedildi.
Mekke şehrini terketti,
Medîne’ye hicret etti,
Mü’minleri kardeş etti,
Yeni devlet te’sis etti.
Medîne İslâm Devleti,
İslâm’ın merkezi idi,
Her yere elçi gönderdi,
Elçilerle tebliğ etti.
Vedâ haccın edâ eti,
Vedâ konuşması yaptı,
İnsan haklarını saydı,
Kesti altmışüç kurbanı.
İslâm her yere yayıldı,
Vazifeyi tamamladı,
Ayrılık vakti yaklaştı,
Ölüm herkes için vardı.
Altıyüzotuzikide,
Azrâil adlı meleğe,
“Refîk-i Âlâ” sözüyle,
Elveda dedi âleme.
Tam altmış üç yıl yaşadı,
Nebîlik yirmiüç yıldı,
Ezâ, cefâya katlandı,
Örnek olarak yaşadı.
Kelimeler yetmez asla,
Hayatını anlatmaya,
Düşelim O’nun yoluna,
Ümmet olmak için O’na.
Hayatını okumalı,
Sünnetince yaşamalı,
Yolundan ayrılmamalı,
İstikâmet, O olmalı…
Hasan Kuş – 10/05/2003