Bizler burada, Avrupa’da gurbette yaşayan insanlarız. Bu gurbet diyarında iyi niyetle kurulan millî ve mânevî değerlerimize sahip çıkıp, bunları yeni yetişen nesle aktarma hususunda hizmet etmeye çalışan cami, dernek, vakıf ve teşkilatlar var. Yüce Rabbim cümlesinden razı olup başarılı eylesin inşaallah.
İnsanımız, teşkilatlarımız, camilerimiz, vakıflarımız ve derneklerimiz var. Konuşurken birbirimize karşı iyi niyetler ortaya konuyor amma icraatta niçin birlik ve beraberlik ve bunun meydana getireceği güç ortaya çıkmıyor? İşte bu problemini çözümü ile ilgili bazı düşüncelerimi maddeler halinde yazmak istiyorum.
- Sevgi ve kardeşlik sözde kalmamalı.
- Konuşmalarımızda birbirimizin olumlu olarak yaptıkları hususlar ön plana çıkarılarak öncelikle olumlu yönler konuşulmalı.
- Bu yapılırsa eksik ve hataları birbirimize söylemek daha kolay olur.
- İftarlar, bayramlar, kandil geceleri ve diğer zamanlarda samimi ve sırf Allah rızası için karşılıklı ziyaretler olmalı.
- Ziyaretlerde ortak noktalar ile birlikte diğer konularda samimi olarak konuşulmalı ve bu konuşmalardan sonra birlikte yapılabilecekler konusunda uzlaşıya varılmalı ve her buluşmada daha önce konuşulan hususlar hakkında gerekenler yapılmalı ve bir sonraki bir araya geliş, tamamlanmış, bitirilmiş ortak faaliyetlerin memnuniyetinin yaşandığı sevinç zamanlarına dönüştürülmelidir.
- Bu bir araya gelişler göstermelik veya bir araya gelmiş olmak için değil, Allah rızası için kardeşliğimizin güçlenmesi için olmalı.
- Cami, teşkilat, dernek ve vakıfların idareci ve üyeleri rahatlıkla diğer cami, teşkilat, vakıf ve derneklere gitmeli ve bu hususta yönetim diğerlerine örnek olmalı.
- Yapılan sosyal ve kültürel faaliyetler ortak olarak yapılmalı. En azından yarısı veya yarısından biraz fazlasının katılımı ile yapılmalı.
- Bir kuruluşumuzun kendi başına yapacağı bir faaliyet olursa bu da desteklenmeli. Kermes, yardım toplama gibi.
- Yapılan sosyal ve kültürel faaliyetlerde programı icra edecek elemanları kendi şehrimizden ayarlamalıyız. Bu kadar yetişmiş eleman olduğu halde başka yerlerden birilerini getirmek, elindekine değer vermemek ve onun kıymetini bilmemek olur. Tabii ki gerektiğinde farklı yerlerden farklı kişiler davet edilebilir.
- İçimizden elemanlarla yani yaşadığımız veya bağlı olduğumuz il ve çevresinden elemenlarla yapılan faaliyetler insanımızın kendi içindeki cevherleri tekrar fark etmesine ve onlara değer vermesine vesile olacaktır.
- Toplumumuzu ilgilendiren konularda bir araya gelerek ortak inisiyatif almalı ve tavrımızı, duruşumuzu usulünce ortaya koyup çözümler bulmaya çalışılmalıyız.
- Bunları yaparken önyargıdan ve birbirimizi değersiz ve küçük görme gibi tutumlardan uzak durmalıyız.
Yukarıda ifade etmeye çalıştığım hususlara dikkat edilir ve uygulanırsa birlik beraberlik adına güzel gelişmeler olur ve bunun sonunda oluşan birliğin ve beraberliğin gücü kendiliğinden ortaya çıkar diye düşünüyorum.
Yüce Yaradanımız birlik beraberlik içinde kaynaşarak, rızasına ereceğimiz hayırlı hizmetleri yapmayı cümlemize nasip etsin inşaallah…
*** ( Bu yazı 2005 yılından önce yazıldı )
Hasan Kuş