TEHECCÜD NAMAZI
1) Size geceleyin kalkmayı tavsiye ederim. Çünkü o, sizden önce yaşayan salihlerin adetidir; Rabbinize yakınlık (vesilesi)dir; günahlardan koruyucudur; kötülüklere keffârettir, bedenden hastalığı kovucudur.
Tirmizi, Da’avât, 112, (3513,3544).
2) Geceleyin kim uyanırsa şunu söylesin: Allah’tan başka ilah yoktur, o birdir, ortağı yoktur. Mülk O’na aittir, O her şeye kâdirdir. Hamd Allah’a aittir, Allah münezzehtir, Allah büyüktür, bütün amel ve ibadetler için gereken güç ve kuvvet Allah’tandır. Sonra Peygamberimiz (s.a.s.) buyurdular ki: Rabbim beni affet der veya duâ ederse duâsına cevap verilir. Eğer abdest alır ve namaz kılarsa namazı kabul edilir.
Buhari, Teheccüd, 21
3) Rasûulüllah (s.a.s.) ayakları kabarıp şişinceye kadar geceleri kalkıp namaz kılardı. Kendisine: Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını affetti (niye kendini bu kadar hırpalıyorsun) denildi.
— “Şükredici bir kul olmayayım mı?” cevabını verdi.
Buhari Teheccüd, 16; Müslim, Sifatu’l-Münafikin, 79, (2819);Tirmizi;
4) Allah, geceleyin kalkıp namaz kılan ve hanımını kaldıran, hanımı kalkmak istemediğinde yüzüne su döken kula rahmetini bol kılsın. Allah, geceleyin kalkıp namaz kılan, kocasını da uyandıran, kocası uyanmak istemeyince yüzüne su döken kadına da rahmetini bol kılsın.
Ebu Davud, Salat, 307, (1308) ; Nesai, Kiyamu’l-Leyl, 5 (3,205).
5) Sizden biriniz uyuyunca şeytan onun ensesine üç düğüm atar. Her düğümü atarken, düğüm yerine eliyle vurarak ‘üzerine uzun bir gece olsun, yat’ dileğinde bulunur. Kişi uyanır ve Allah’ı zikrederse bir düğüm çözülür, abdest alacak olursa bir düğüm daha çözülür, namaz kılarsa bütün düğümler çözülür ve böylece canlı ve hoş bir halet-i ruhiye ile sabaha erer. Aksi halde habis ruhlu (içi kararmış) ve uyuşuk bir halde sabaha erer.
Buhari, Teheccüd, 12; Müslim, Misafirin, 201(776); Muvatta, Ebu Davud, Nesai
KUŞLUK NAMAZI
6) Her gün, sizin her bir mafsalınız için bir sadaka gerekmektedir. Her tesbih
bir sadakadır. Her tahmid bir sadakadır, her tehlil bir sadakadır. İyiliği emretmek sadakadır, kötülükten alıkoymak ta bir sadakadır. Kişinin kuşluk vaktinde kılacağı iki rekat namaz bunların hepsine kâfidir.
Müslim, Misafirin, 84, (720); Ebu Davud, Salat, 301, (1286).
7) İnsanda üç yüz altmış mafsal vardır. Her bir mafsal için bir sadakada bulunması gerekir. Buna kimin gücü yeter denilince, şöyle cevap verdi: “Mescidde toprağa gömeceği bir balgam, yoldan kaldıracağı bir engel… Bunları bulamazsa, kuşluk vakti kılacağı iki rekat namaz.”
Ebu Davud, Edeb, 172, (5242).
8) Allah u Teâlâ buyuruyor ki: “Ey Ademoğlu! Günün evvelinde benim için dört rekat namaz kıl, Ben de sana günün sonunu garantileyeyim.”
Tirmizi, Salât,346, (475)
9) Kim kuşluk vaktinin bir çift (namaz)ına devam ederse, deniz köpüğü kadar günahı olsa, Allah günahlarını affeder.
Tirmizi, Salat, 346, (476).
10) Kim kuşluk namazını on iki rekat kılarsa, Allah o kimse için cennette altından bir köşk bina eder.
Tirmizi, Salat, 346, (473).
CENAZE NAMAZI
11) Kim üzerine namaz kılıncaya kadar cenazede hazır bulunursa kendisi için bir kırat sevab vardır. Kim de cenaze gömülünceye kadar hazır bulunursa iki kıratlık sevab vardır. Bir kırat’ın miktari Uhud dağı kadardır.
Buhari, Cenaiz, 59; Müslim, Cenaiz, 57, (946); Ebu Davud; Nesai; Tirmizi.
12) Ölü üzerine namaz kıldınız mı ona ihlasla dua edin.
Ebu Davud, Cenaiz, 60, (3199); Ibnu Mace, Cenaiz, 23, (1497).
13) Bir Müslüman ölür, cenaze namazına Allah’a şirk koşmayan kırk kişi katılırsa, Allah, bu cemaatin ölen kimse hakkındaki şefaatini mutlaka kabul eder.
Müslim, Cenaiz, 59, (948); Ebu Davud, Cenaiz, 45, (3170).
14) Bir müslüman ölur ve üzerine, müslümanlardan üç saf namaz kılarsa, (Allah şefaati) mutlaka vacip kılar.
Ebu Davud, Cenaiz, 43, (3166); Tirmizi, Cenaiz, 40, (1028).
ORUCUN FAZÎLETİ
15) Oruç perdedir. Sizden biriniz oruçlu olduğunda kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine kötü söz söyleyecek veya kavga edecek olursa “ben oruçluyum” desin (ve bulaşmasın).
Buhari, Savm, 2, 9. ; Müslim, Sıyam, 164,(1151); Muvatta; Ebu Davud; Tirmizi.
16) Kim Allah yolunda bir gün oruç tutarsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği yer ile gök arası gibi olan bir hendek kılar.
Tirmizi, Cihad, 3, (1624).
17) Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruç tutanlar girer. Oruç tutanlar bu kapıdan girince kapı kapatılır ve kimse oradan giremez.
Buhari, Savm, 4; Müslim, Sıyam, 166, (1152); Nesai, Tirmizi.
18) Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevab yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.
Tirmizi, Savm, 82, (807); Ebnu Mace, Sıyam, 45, (1746).
19) Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur.
Buhari, Savm, 5; Müslim, Sıyam, 2 (1079); Nesai, Sıyam,5 (5,129).
20) Kim yalanı ve onunla ameli terk etmezse (bilsin ki) Allah’ın onun yemesini ve içmesini bırakmasına ihtiyacı yoktur.
Buhari, Savm, 8; Ebu Davud, Savm, 25, (2356); Tirmizi, Savm, 16, (707)
NAFILE ORUÇLAR
21) Aşûre orucunun önceki yılın günahlarına keffâret olacağını Allah(ın rahmetin) den umarım.
Tirmizi, Savm, 18, (752).
22) Resûlullah (s.a.s.) Recep ayında oruç tutardı ve biz O’nun oruca ara vermeyeceğini düşünürdük. Bazen de oruç tutmazdı ve biz O’nun o Recep ayında (nafile) oruç tutmayacağını düşünürdük.
Buhari, Savm, 53; Muslim, Siyam, 179, (1157); Ebu Davud, Savm, 53, (2430).
23) Resûlullah (s.a.s.) oruca öyle devam ederdi ki, bu ay hiç yemeyecek derdik. Bazen de yemek yerdi ki, biz bu ay hiç (nafile) oruç tutmayacak derdik. Ben O’nun Ramazan dışında bir ayı tam olarak tuttuğunu görmedim. Herhangi bir ayda, Şaban ayında tuttuğundan daha fazla oruç tuttuğunu da görmedim.
Buhari, Savm, 52; Muslim, Siyam, 175, (1156); Muvatta, Ebu Davud, Nesei.
24) Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevvâl ayından altı gün ilâve ederse, senenin tamamını oruçlu geçirmiş gibi olur.
Müslim, Sıyâm, 204 (1164); Ebu Davud, Savm, 58 (2432); Tirmizi.
25) Resûlüllah (s.a.s.) Zilhicce’den dokuz gün ve Aşûre günü oruç tutardı. Bir de her aydan üç gün (Eyyâm-i Bi’z orucu: Her kameri ayın 13, 14 ve 15.ci günleri tutulan oruç) ve Pazartesi günü ile Perşembe günü oruçc tutardı.
Ebu Davud, Savm, 61, (2437); Nesei, Savm, 83, (4, 220).
26) Arefe günü tutulan orucun, geçen yılın ve gelecek yılın günahlarına keffâret olacağına Allah’ın (c.c.) rahmetinden ümidim var.
Muslim, Siyam, 196, (1162); Tirmizi, Savm, 46, (749); Ibnu Mace.
27) Ameller Allah’a Pazartesi ve Perşembe günleri arz edilir. Ben, amelimin oruçlu olduğum halde arz edilmesini severim.
Tirmizi, Savm, 44, (747).
SAHÛR VE İFTÂR
28) Sahûr yemeği yeyin, muhakkak ki sahurda bereket vardır.
Buhari, Savm, 20; Müslim, Siyam, 45, (1095); Tirmizi; Nesei.
29) Bizim orucumuzla ehl-i Kitâbın orucunu ayıran fark sahur yemeğidir.
Müslim, Siyam, 46, (1096); Ebu Davud, Savm, 15, (2343); Tirmizi, Nesei.
30) İnsanlar iftarda acele ettikleri müddetçe hayır üzeredirler.
Buhari Savm, 45; Müslim, Sıyâm, 48, (1098); Muvatta, Tirmizi.
SABIR KONUSU
31) ……Gerçek sabır, musibetle karşılaştığın ilk andaki sabrındır.
Buhari, Cenâiz, 43; Müslim, Cenâiz, 14 (626); Ebu Davud; Tirmizi; Nesei.
32) Mü’min kul, arz ahalisi içinde has sevdiği (evladı) elinden alındığı zaman sabreder ve mükâfat umarsa Allah o kulu için cennetten daha aşağı bir mükâfâta râzı olmaz.
Nesei, Cenâiz, 23, (4, 23).
33) İşittiği şeyin verdiği ezaya aziz ve celil olan Allah’tan daha sabırlı kimse yoktur. Çünkü O’na şirk koşulur, evlatlar nisbet edilir. O yine de onlara âfiyet re rızık vermeye devam eder.
Buhari, Edeb, 71; Müslim, Sifâtü’l-Münâfikîn, 49, (2803).
34) İnsanlara karışıp onların ezalarına katlanan müslüman, insanlara karışmayıp, ezalarına katlanmayandan daha hayırlıdır.
Tirmizi, Kıyâmet, 56, (2509); İbnu Mace, Fiten, 23, (4032).
SADÂKAT – DOĞRULUK
35) Doğruluk insanı iyiliğe götürür, iyilik te cennete götürür. Kişi doğru söyler ve doğruyu arar da sonunda Allah katında doğru sözlü (sıddîk) diye kaydedilir. Yalan da kişiyi günaha ve haddi aşmaya götürür. Günah ve haddi aşmak ta ateşe götürür. Kişi yalan söyler ve yalanı araştırır da sonunda Allah’ın indinde yalancı diye kaydedilir.
Buhari, Edeb, 69; Müslim, Birr, 102, 103 (2606, 2607); Muvatta, Ebu Davud.
36) Sana şüphe veren şeyi terket, emin olduğun şeye ulaşıncaya kadar git. Çünkü doğruluk kalbin itmi’nanıdır, yalan ise şüphedir.
Tirmizi, Kıyâmet, 65, (2520); Nesei, Eşribe, 50, (8, 327, 328).
SADAKANIN FAZÎLETİ
37) Resulullah (s.a.s.): “Bir dirhem, yüz bin dirhemi geçmistir”. deyince yanındakiler bunun nasıl olduğunu sorunca şöyle cevap verdi: “Bir adamın iki dirhemi vardı. Bunlardan daha iyi olanını tasadduk etti. Diğeri ise malının yanına varıp, malından yüz bin dirhem çıkardı ve onu tasadduk etti.
Nesei, Zekât, 49, (5, 59).
38) Sadaka Rabbin öfkesini söndürür ve kötü ölümü bertaraf eder.
Tirmizi, Zekât, 28, (664).
39) Kulların sabaha erdiği her günde semâdan iki melek iner ve onlardan biri şöyle der: “Allah’ım! İnfak edene halef (devam) ver. “Diğeri de şöyle duâ eder: “Ey Allah’ım! Cimriye de telef ver.”
Buhari, Zekât, 28; Müslim, Zekât, 57, (1010).
40) Bir dinar var Allah yolunda harcadın, bir dinar var köle âzad etmede harcadın, bir dinar var fakirler için tasadduk ettin, yine bir dinar var onu da ailen için harcadın. İşte (hep hayırda harcanan) bu dinarların sana en çok sevab getirecek olanı ailen – ehlin için harcadığındır.
Müslim, Zekât, 39, (995).
Derleyen / Hazırlayan: Hasan Kuş