Skip to content

Konularla Kırk Hadis – 4

HACC VE UMRE KONUSU

1) Bir umre, diğer umreye kadar ikisi arasında işlenen günahlara keffarettir.

Hacc-ı Mebrûr’un karşılığı da cennetten başka bir şey değildir.

Buhari, Umre, 1; Müslim, Hacc, 437, (1349); Tirmizi, Nesei, İbnu Mace.

2) Haccla umrenin arasını birleştirin. Çünkü bunlar, koruğun demirdeki pislikleri temizlemesi gibi günahı temizler.                 

Nesei, Menâsik, 6, (5, 115); İbnu Mace, Menasik,3, (2886).

3) Küçüğün, büyüğün, zayıfın, kadının cihadı hacc ve umredir.

Nesei, Hacc, 4, (5, 114); İbnu Mace, Menâsik, 8, (2902).

4) Kim kendisini Beytullâhi’l-Harâm’a ulaştıracak kadar azık ve bineğe sahip olduğu halde haccetmemişse, onun yahudi veya hristiyan olarak olmesi arasında fark yoktur. Çünkü Cenab-ı Hak şöyle buyurmuştur:  “Oraya yol bulabilen insana, Allah için Kâbe’yi haccetmek gerekir. (Âl-i İmrân (2) 97).  

                             Tirmizi, Hacc, 3, (812)

5) İhrama giren kişi ne gömlek, ne sarık, ne takke, ne şalvar, ne de boya veya zaferan bulaşmış bir giysi giymez. Ayağında da mest ve benzeri bir ayakkaı yoktur. Ancak nalin bulamazsa, mestlerin topuktan aşağı kısmını kesmelidir.

Buhari, Hacc, 21 ; Muslim, Hacc, 1, (1177); Muvatta, Tirmizi, Ebu Davud.

KURBAN KONUSU

6) Hiç bir kul, kurban günü, Allah (c.c.) indinde kan akıtmaktan, kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapamaz. Çünkü kesilen hayvan, kıyâmet günü boynuzlarıyla, kıllarıyla, tırnaklarıyla gelecektir. Hayvanın kanı yere düşmezden önce Allah indinde yüce bir mevkiye ulaşır. Öyle ise onu gönül hoşluğu ile îfa edin.                    

Tirmizi, Edâhi, 1, (1493); İbnu Mace, Edâhi, 3, (3126).

7) Kurban bayramı namazından önce kurban kesmiş olan (bilsin ki, kestiği kurban değildir, ailesine et takdim etmiştir), yeniden kurban kessin.     

Buhari, Edâhi, 1, 4, 12 ; Müslim, Edâhi, 16, (1962); Nesei.

ALLAH KORKUSU

8) Kim korkarsa akşam karanlığında yol alır. Kim akşam karanlığında yol alırsa hedefine varır. Haberiniz olsun Allah’ın malı pahalıdır, haberiniz olsun Allah’ın malı cennettir.

Tirmizi, Kıyâmet, 19, (2452).

9) Ölmek üzere olan bir gencin yanına giren peygamberimiz (s.a.s.) gence hâlini sorar. Genç Allah’tan ümitli olduğunu, ancak günahlarından dolayı korktuğunu söyleyince Allah Resûlü (s.a.s.) şu açıklamayı yapar: “ Bu durumda olan bir kulun kalbinde (ümit ve korku) birleşti mi Allah o kulun ümid ettiği şeyi mutlaka verir ve koktuğundan da onu emin kılar.

Tirmizi, Cenâiz, 11, (983); İbnu Mace, Zühd, 31, (4261).

10) Mü’min, Allah indindeki ukûbeti (azabı)  bilseydi, cennetten ümidini keserdi. Eğer kâfir, Allah’ın merhametini bilseydi, cennetten ümidini kesmezdi.

Müslim, Tevbe, 23, (2755); Tirmizi, Da’avât, 108, (3536).

HASED KONUSU

11) Şu iki kişi dışında hiç kimseye gıpta etmek caiz değildir: Biri Allah’ın kendisine verdiği hikmetle hükmeden ve bunu başkasına da öğreten hikmet sahibi kimse. Diğeri de Allah’ın verdiği malı Hakk yolda sarfeden zengin kimse.                      

Buhari, ilim, 15 ; Müslim, Salâtü’l-Misâfirîn, 268, (816).

12) Hasedden kaçının, sakının. Çünkü o, ateşin odunu veya kuru otu yiyip tükettiği gibi, bütün hayırları yiyip tüketir.                                            

Ebu Davud, Edep, 52, (4903).

HIRS KONUSU

13) Âdemoğlu ihtiyarladıkça onda iki şey gençleşir: Mala karşı hırs ve hayata karşı hırs.

Buhari, Rikâk, 5.; Müslim, Zekât, 115, (1047).; Tirmizi, İbnu Mace.

14) Bir sürüye salınan iki aç kurdun sürüye verdiği zarar, kişinin mal ve şeref hırsıyla dine verdiği zarardan daha fazla değildir.                                           

 Tirmizi, Zühd, 43, (2377).

15) Âdemoğlu için iki vadi dolusu mal (altın) olsaydı, mutlaka bir üçüncüyü isterdi. Âdemoğlunun iç boşluğunu, karnını, (gözünü) ancak toprak doldurur (doyurur). Allah tevbe edenleri affeder.                      

Buhari, Rikâk, 10.; Müslim, Rikâk, 116, (1048).; Tirmizi.

HAYÂ KONUSU

16) Allah’tan (c.c.) hakkıyla hayâ edin. Söylemek istediğim bu (sizin anladığınız hayâ)  değil. Allah’tan hakkıyla hayâ etmek; başı ve onun taşıdıklarını, bâtını (içini) ve onun ihtiva ettiklerini muhafaza etmen, ölümü ve toprakta çürümeyi hatırlamandır. Kim âhireti dilerse, dünya hayatının ziynetini terk etmeli, ahireti bu hayata tercih etmelidir. Kim bu söylenenleri yerine getirirse, Allah’tan hakkıyla hayâ etmiş olur. 

             Tirmizi, Kiyamet, 25, (2460).

17) Her bir dinin kendine has ahlâkı vardır. İslâm’ın ahlâkı hayâdır.

Muvatta, Hüsnü’l-Hulk, 9, (2,95).; İbnu Mace, Zühd, 17, (4181-4182).

18) Edepsizlik ve çirkin sözün girdiği şey çirkinleşir. Hayânın girdiği şey de güzelleşir.

Tirmizi, Birr, 47, (1975).; İbnu Mace, Zühd, 17, (4185).

GÜZEL AHLÂK

19) Mü’minler arasında imanca en kâmil olanı, ahlâkça en güzel olanıdır. En hayırlınız da ailesine hayırlı olanıdır.

 Tirmizi, Rada’, 11, (1162).; Ebu Davud, Sünnet, 16, (4682).

İyilik, güzel ahlâktır. Günah ta içini rahatsız eden ve başkasının muttali olmasından, bilmesinden korktuğun şeydir.                   

Müslim, Birr, 15, (2553).; Tirmizi, Zühd, 52, (2390).

20) Kıyâmet günü, mü’minin mizanında güzel ahlâktan daha ağır basan bir şey yoktur. Allah, çirkin ve düşük söz (ve amel) sahiplerine buğzeder.

Tirmizi, Birr, 62, (2003-2004).; Ebu Davud, Edep, 8, (4799).

HİLÂFET VE EMİRLİK

21) Dinleyin ve itaat edin! Hatta size, başı kuru üzüm tanesi gibi siyah Habeş’li bir köle bile tayin edilmiş olsa, aranızda Kitâbullah’ı tatbik ettikçe itaatten ayrılmayın.

Buhari, Ahkâm, 4, Ezan, 54, 56.

22) Kim bana itaat etmişse mutlaka Allah’a itaat etmiştir. Kim de bana isyan etmişse, mutlaka Allah’a isyan etmiştir. Kim emire itaat ederse mutlaka bana itaat etmiş olur. Kim de emire isyan ederse, mutlaka bana isyan etmiş olur.                    

Buhari, Ahkâm, 1 ; Müslim, İmâret 33, (1853).; Nesei.

23) Kim itaatten çıkar, cemaatten ayrılır (ve bu halde ölürse) cahiliye ölümü ile ölmüş olur. Kim de körü körüne çekilmiş (ümmiye) bir bayrak altında savaşır, asabiyet (ırkçılık) için gazaplanır veya asabiyete çağırır veya asabiyete yardım eder, bu esnada da öldürülürse, bu ölum de cahiliyye ölümüdür. Kim ümmetimin üzerine gelip iyi olana da, kötü olana da ayırım yapmadan vurur, mü’min olanlarına hürmet etmez, ahit sahibine de verdiği sözü yerine getirmezse o benden değildir, ben de ondan değilim.  

                               Müslim, İmâret, 53, (1848).; Nesei, İbnu Mace.

24) İki halifeye birden biat edildi mi, onların ikincisini öldürüverin.  

Müslim, İmâret, 61, (1852).

25) Siz bir kişinin etrafında birlik halinde iken, bir başkası gelip, kuvvetinizi kırmak veya cemaatinizi bölmek isterse, onu öldürüverin.                             

Müslim, İmâret, 60, (1582).

26) Hepiniz çobansınız ve hepiniz sürünüzden me’ulsünüz. İman (idareci çobandır ve sürüsünden mes’uldür. Erkek, ailesinin çobanıdır ve sürüsünden mes’uldür. Kadın, kocasının evinde çobandır, o da sürüsünden mes’uldür. Hizmetçi, efendisinin malından sorumludur ve sürüsünden mes’uldür.   

Buhari, Ahkâm, 1 ; Müslim, İmâret, 20, (1829).; Tirmizi, Ebu Davud.

27) Allah kime Müslümanların işlerinden bir şeyler tevdî eder, o da onların ihtiyaçlarına, isteklerine, darlıklarına perde olur (giderirse), Allah da kıyâmet gününde onun ihtiyaç, istek ve darlıklarına perde olur (bu sıkıntılarını giderir).                

Tirmizi, Ahkâm, 6, (1332-1333).; Ebu Davud, Harac, 13, (2948).

28) Allah bir kimseyi başkaları üzerine çoban yapmış o da, idaresi altındakilere hile yaparak ölmüş ise, Allah ona cennetini kesinlikle haram eder.

Buhari, Ahkâm, 8.; Müslim, İmaret, 21, (142).

29) Bir işe memur tayin ettiğimiz kimse, bizden bir iğne veya ondan daha küçük bir şeyi gizlemiş olsa, bu bir hıyânettir, kıyâmet günü onu getirecektir. (Bu sözü duyan ve kendisine bir vazife verilen sahabe vazifenin geri alınmasını isteyince peygamberimiz (s.a.s.): “Ben onu şu anda tekrar ediyorum: “Kimi memur tayin edersek az veya çok ne varsa bize getirsin. Ondan kendisine ne verilirse alır. Ne yasaklanırsa onu terkeder” dedi.  

                                                           Müslim, İmâret, 30, (1833).

30) Kıyâmet günü, insanların Allah’a en sevgili ve mekân olarak en yakın olanı, âdil imamdır (sultandır). Kıyâmet günü, insanların Allah’a en menfuru ve O’ndan mekân olarak en uzak olanı da zalim sultandır.  

                                                Tirmizi, Ahkâm, 4, (1329).

İSTİÂZE (SIĞINMA) KONUSU

31) Allah’ım! Acz’den, tembellikten, korkaklıktan, düşkünlük derecesine varan ihtiyarlıktan, cimrilikten sana sığınırım, kezâ, kabir azabından sana sığınırım, hayat ve ölüm fitnesinden sana sığınırım.     

Buhari, Da’avât, 38, 40, 42 ; Müslim, Zikr, 52, (2706).; Tirmizi, Ebu Davud.

32) Allah’ım! Cüzzamdan, barastan (ala ten), delilikten ve hastalıkların kötüsünden sana sığınırım.                                    

 Ebu Davud, Salât, 367, (1554) ; Nesei, İstiâze, 36, (8, 271).

33) Allah’ım! Huşû duymayan bir kalpten, dinlenmeyen, icâbet olunmayan bir duâdan, doymak bilmeyen bir nefisten, faydası olmayan bir ilimden, bu dört şeyden sana sığınırım.

Tirmizi, Da’avât, 69, (3478) ; Nesei, İstiâze, 2, (8, 255).

34) Belanın zorluğundan, ezmesinden, helâkin gelmesinden, kötü kazadan, düşmanların şamatasından Allah’a istiâze edin, sığının.          

Buhari, Da’avât, 28 ; Müslim, Zikr, 53, (2707) ; Nesei.

35) Allah’ım, şikâk ve nifaktan ve kötü ahlâktan sana sığınırım.

Ebu Davud, Salât, 367, (1546) ; Nesei, İstiâze, 21, (8, 264).

DUÂ KONUSU

36)  Peygamberimiz (s.a.s.): “Duâ ibâdetin tâ kendisidir.”  Buyurdular ve şu ayeti okudular:  “Rabbiniz: “Bana duâ ediniz ki size icâbet edeyim. Bana ibâdet etmeyi kibirlerine yediremeyenler alçalmış olarak ceheneme gireceklerdir.

(Gafir (Mu’min) (40) 60).

Tirmizi, Tefsir, Gafir, (2973); Ebu Davud, Salât, 358, (1479)

37) Kime duâ kapıları açılmış ise ona rahmet kapıları açılmış demektir. Allah’tan istenilen (dünyevî şeylerden), Allah’ın en çok sevdiği âfiyet istenilmesidir. Duâ, inen ve henüz inmeyen her çeşit (musibet) için faydalıdır. Kazayı sadece duâ geri çevirir. Öyleyse size duâ etmek gerekir.                                                                

Tirmizi, Da’avât, 112, (3542).

38) Her gece Rabbimiz, gecenin son üçte biri girince, dünya semâsına iner ve: “Kim bana duâ ediyorsa ona icâbet edeyim. Kim benden bir şey istemişse onu vereyim, kim bana istiğfarda bulunursa ona mağfirette bulunayım” der.

Buhari, Da’avât, 13 ; Müslim, Salâtü’l-Misâfirîn, 16, (758).; Ebu Davud

39) Rabbiniz hayiydir (çokça hayâ eden), kerîmdir. Kulu duâ ederek elini kendisine kaldırdığı zaman, O, o kulunun ellerini boş çevirmekten istihyâ eder. (hayâ eder yani duâyı kabul eder ve kuluna dilediğini ihsan eder).                      

Tirmizi, Da’avât, 118, (3551) ; Ebu Davud, Salât, 358, (1488).

40) Allah Teâlâ Hazretleri kendisinden istemeyene gazap eder.

Tirmizi, Da’avât, 3, (3370) ; İbnu Mace, Duâ, 1, (3827).

Derleyen / Hazırlayan: Hasan Kuş

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *